Mobilya ve iç mekan tasarımında, nesnelerin veya formların etrafındaki veya içindeki boşlukları ifade eden temel bir tasarım prensibidir. Bu alan, nesnelerin kendisi kadar önemli olup, kompozisyonda denge, ritim ve görsel hiyerarşi oluşturarak algıyı yönlendirir ve mekanın nefes almasını sağlar.
18. yüzyılın ortalarında Barok ve Rokoko'nun aşırı süslemeciliğine bir tepki olarak doğan, Antik Yunan ve Roma sanatının sadeliği, simetrisi ve rasyonel düzenini yeniden canlandıran bir sanat ve mimari akımdır. Mobilyalarda düz hatlar, geometrik formlar, sütun ve alınlık gibi klasik mimari ögeler, zarif oymalar ve mitolojik figürler ön plana çıkar. Mahal, ceviz ve saten ağacı gibi koyu renkli ahşaplar sıklıkla kullanılır.
Duvar içinde bırakılan, genellikle üstü kemerli veya düz olan girinti veya oyuktur. Hem dekoratif hem de fonksiyonel amaçlarla kullanılır. Bir heykeli, vazoyu veya sanat eserini sergilemek, raf sistemi oluşturarak depolama alanı yaratmak veya bir mekana mimari bir derinlik katmak için tasarlanır. Banyo, salon, yatak odası gibi evin birçok farklı alanında uygulanabilir ve genellikle spot aydınlatma ile vurgulanır.
Niş raf, bir duvarın içine oyularak oluşturulan girintiye monte edilen veya bu girintinin kendisiyle bütünleşen bir depolama veya sergileme ünitesidir. Mekana derinlik katan, zemin alanı kaplamadan estetik ve fonksiyonel bir çözüm sunan bu raflar, özellikle küçük alanlarda düzen ve dekoratif objeler için idealdir. Modern ve minimalist iç mekan tasarımlarında sıkça tercih edilir.
Sığır derisinin dış yüzeyinin zımparalanarak kadifemsi, yumuşak bir doku kazandırıldığı, ince tüylü, mat görünümlü bir deri türüdür. Doğal derinin dayanıklılığını ve estetiğini taşırken, süete göre daha sağlam ve tok bir yapıya sahiptir. Mobilya, ayakkabı ve çanta gibi ürünlerde lüks bir görünüm sunar.