Shaker Stili
Ayrıca: Shaker Tasarımı
Shaker Stili Nedir ve Ne İşe Yarar?
Shaker stili, 18. yüzyılın sonlarında İngiltere’den Amerika’ya göç eden ve ‘The United Society of Believers in Christ’s Second Appearing’ olarak bilinen, ancak ibadetleri sırasında titreyerek kendilerinden geçmeleri nedeniyle ‘Shakers’ olarak anılan dini bir topluluğun yaşam felsefesinden türeyen bir tasarım akımıdır. Shaker inancının temelinde sadelik, dürüstlük, alçakgönüllülük ve faydacılık yatar. Bu ilkeler, ürettikleri her nesneye, özellikle de mobilyalara doğrudan yansımıştır. Onlar için çalışma, bir ibadet biçimiydi ve yaptıkları her ürünün mükemmel, dayanıklı ve işlevsel olması gerekiyordu. ‘Güzellik faydada gizlidir’ ve ‘Gereksiz olanı yapmaya hakkın yok’ gibi mottolar, tasarımlarının özünü oluşturur.
Shaker mobilyalarının en belirgin özelliği, her türlü süslemeden arındırılmış olmasıdır. Oyma, kakma, metal süslemeler veya karmaşık profiller gibi dekoratif unsurlar, kibir ve aldatmaca olarak görüldüğü için kesinlikle kullanılmazdı. Bunun yerine, estetik; malzemenin doğal güzelliği, kusursuz işçilik ve orantıların zarafetiyle sağlanırdı. Form, her zaman işlevi takip ederdi. Örneğin, sandalyelerin devrilmeden duvardaki askı sıralarına asılabilmesi için hafif olmaları ve arkalıklarının üst kısmında bir tutma yeri bulunması gibi detaylar, tamamen pratik ihtiyaçlardan doğmuştur.
Kullanılan malzemeler genellikle yerel kaynaklardan elde edilen masif ahşaplardı. Özellikle kiraz, akçaağaç ve çam ağaçları sıkça tercih edilirdi. Mobilyalar, ahşabın doğal dokusunu ve rengini ortaya çıkaran hafif bir vernik veya yağ ile bitirilir ya da bazen kırmızı, mavi, sarı gibi mat ve doğal pigmentli boyalarla renklendirilirdi. Tasarımlarındaki bir diğer ikonik eleman, duvarlar boyunca uzanan ve ‘peg rail’ olarak bilinen ahşap askı şeritleridir. Bu askılar, sandalyelerden giysilere, dolaplardan saatlere kadar pek çok eşyayı yerden kaldırmak ve temizliği kolaylaştırmak için kullanılırdı. Shaker stili, fonksiyonelliği ve sadeliği ön planda tutan yapısıyla, 20. yüzyılda ortaya çıkan Bauhaus ve İskandinav Modernizmi gibi akımlara ilham vermiş, günümüz minimalist ve rustik tasarım anlayışlarının da temel taşlarından biri olarak kabul edilmektedir.