Valans, pencere veya yatak gibi alanların üst kısmına yerleştirilen, dekoratif amaçlı bir kumaş veya sert paneldir. Perde çubukları, jaluzi mekanizmaları veya yatak kanopisi kenarlarını gizleyerek mekana estetik bir bitiş ve zarafet katar. Odaların genel dekorasyonuna uyum sağlayarak bütünleyici bir görünüm sunar.
Vasistas, genellikle bir kapı veya pencere kasasının üst kısmında bulunan, küçük, bağımsız açılabilir bir pencere veya açıklıktır. Temel amacı, tam boyutlu bir pencerenin uygun olmadığı yerlerde ek havalandırma ve doğal ışık sağlamaktır. Menteşeli veya pivotlu sistemlerle içe ya da dışa doğru açılabilir.
Venedik sıvası, mermer tozu, kireç ve doğal pigmentlerden oluşan, duvara katmanlar halinde uygulanan geleneksel bir İtalyan sıva tekniğidir. Uygulandığı yüzeye pürüzsüz, parlak ve mermer benzeri derinlikli bir görünüm kazandırır. Su buharına dayanıklılığı ve nefes alabilen yapısıyla özellikle banyo, mutfak gibi nemli alanlarda ve lüks iç mekan tasarımlarında tercih edilir.
Veranda, açık havada dinlenme ve sosyalleşme amacıyla, genellikle bir yapının zemin katına bitişik olarak inşa edilen, üstü kapalı veya açık bir dış yaşam alanıdır. Evle doğrudan bağlantılı olup, genellikle bahçe veya manzaraya açılır, dış mekanla iç mekan arasında hoş bir geçiş sunar.
Bakır, pirinç veya bronz gibi metallerin yüzeyinde doğal veya yapay oksidasyon sonucu oluşan, karakteristik mavi-yeşil renkli patine tabakasıdır. Mobilya donanımları, aydınlatma armatürleri ve dekoratif objelerde kullanılarak mekanlara antik, rustik veya endüstriyel bir estetik katar, yüzeylere derinlik ve yaşanmışlık hissi verir.
Verdigris efekti, genellikle bakır, bronz veya pirinç gibi metallerin doğal yaşlanma süreciyle oluşan yeşil-mavi patinayı taklit eden dekoratif bir yüzey işlemidir. Bu teknik, mobilya, aksesuar ve mimari detaylara antik, yıpranmış ve karakterli bir görünüm kazandırmak için kullanılır, mekanlara tarihsel bir derinlik ve estetik zenginlik katar.
Belirli bir bölgenin yerel ihtiyaçlarına, mevcut malzemelerine ve geleneklerine dayanan, genellikle profesyonel mimarlar tarafından tasarlanmamış, nesiller boyu aktarılan bilgi ve tecrübeyle inşa edilen mimari tarzdır. İklim koşulları, coğrafya ve yerel kültürle doğrudan ilişkilidir. Sürdürülebilir, işlevsel ve bulunduğu çevreyle uyumlu yapılar ortaya çıkarır. Anadolu'daki kerpiç evler veya Karadeniz'deki ahşap yayla evleri buna örnektir.
Mobilya ve iç mekan ahşap yüzeylerini korumak ve estetik bir görünüm kazandırmak amacıyla kullanılan şeffaf veya yarı şeffaf bir kaplama malzemesidir. Ahşabı nem, çizik ve aşınmaya karşı dirençli hale getirirken doğal dokusunu vurgular ve ömrünü uzatır.
18. yüzyıl Fransa'sında Martin kardeşler tarafından geliştirilen ve mükemmelleştirilen, Doğu Asya lake işçiliğini taklit eden ünlü bir vernik tekniğidir. Genellikle yeşil, kırmızı veya siyah zemin üzerine altın tozu serpilerek uygulanan bu vernik, olağanüstü parlaklığı, derinliği ve yarı saydam ışıltısıyla bilinir. Mobilya, küçük kutular, yelpazeler ve hatta arabalar gibi lüks objelerin yüzeylerini süslemek için kullanılmıştır. Rokoko döneminin zarafetini yansıtan önemli bir tekniktir.
Camın arka yüzeyine altın veya gümüş varak yapıştırılması ve bu varakların kazınarak desen oluşturulması veya üzerine boya yapılmasıyla gerçekleştirilen tarihi bir bezeme sanatıdır. Bu teknikle desen, camın ön yüzeyinden bakıldığında parlak ve pürüzsüz bir görünüm kazanır. Lüks ve zarif bir etki yaratan Verre Églomisé, ayna çerçeveleri, mobilya detayları, duvar panelleri ve dekoratif objelerde kullanılan sofistike bir süsleme yöntemidir.
Versay Parkesi, genellikle kare panellerin iç içe geçmiş diyagonal veya düz çizgilerle geometrik desenler oluşturduğu, özel bir ahşap döşeme tekniğidir. Adını Fransa'daki Versay Sarayı'ndan alır ve 17. yüzyıldan itibaren lüks iç mekanlarda kullanılmıştır. Klasik ve gösterişli bir zemin kaplama çözümü sunar.
Vestibül, bir binanın dış kapısı ile ana iç mekanları arasında konumlanan, genellikle küçük ve geçiş niteliğindeki bir giriş boşluğudur. Dış etkenlerden koruma, misafirleri karşılama ve iç mekana kontrollü bir geçiş sağlama işlevi görür. Mekanın ilk izlenimini oluşturan önemli bir dekoratif ve fonksiyonel unsurdur.
Vestiyer, genellikle evin girişinde veya antrede yer alan, palto, ayakkabı, çanta gibi dış giyim eşyalarının düzenli bir şekilde saklanması için tasarlanmış, entegre depolama üniteleri içeren bir mobilya veya mimari öğedir. Genellikle askılık, raflar, çekmeceler ve oturma bankı gibi fonksiyonları bir arada sunar.
Kraliçe Viktorya döneminde (1837-1901) İngiltere'de ortaya çıkan, zengin süslemeler, koyu renkler, ağır mobilyalar ve eklektik bir yaklaşımla karakterize edilen bir iç dekorasyon ve mobilya stilidir. Gotik canlanma, Rokoko ve Neoklasik unsurları birleştirir.
Genellikle kurşun veya metal şeritlerle birleştirilmiş, farklı renk ve dokulardaki cam parçalarından oluşan dekoratif bir sanattır. Işığı filtreleyerek mekana renkli ve desenli yansımalar katan, özellikle dini yapılar, tarihi binalar ve modern iç mekanlarda pencere, kapı veya dekoratif panel olarak kullanılan bir cam işleme tekniğidir. Sanatsal ifade ve aydınlatma atmosferi yaratmada güçlü bir araçtır.
Vitrifiye, yüksek sıcaklıklarda pişirilerek camsı bir yüzey kazandırılmış, suya ve kimyasallara dayanıklı seramik malzemeden üretilen, özellikle banyo ve mutfaklarda kullanılan sağlık gereçlerinin genel adıdır. Lavabolar, klozetler, pisuvarlar, banyolar ve duş tekneleri gibi ürünleri kapsar. Hijyenik yapısı, kolay temizlenebilirliği ve estetik çeşitliliği sayesinde modern yaşam alanlarının vazgeçilmez unsurlarıdır. Dayanıklılığı ve uzun ömürlülüğü ile öne çıkar.
Genellikle bir veya daha fazla yüzeyi camdan oluşan, içerisinde değerli veya dekoratif objelerin (porselen takımları, kristaller, koleksiyon parçaları) sergilenmesi amacıyla tasarlanmış bir mobilya türüdür. Objeleri tozdan ve fiziksel hasardan korurken, aynı zamanda estetik bir şekilde görünür kılar. Genellikle yemek odası veya salon gibi alanlarda kullanılır ve iç aydınlatma gibi özelliklere sahip olabilir. Hem fonksiyonel bir depolama hem de dekoratif bir sergileme ünitesidir.
19. yüzyıl sonunda Viyana'da, Gustav Klimt liderliğindeki bir grup sanatçı ve mimarın, akademik historicism akımına karşı başlattığı bir sanat hareketidir. Art Nouveau'nun Avusturya'daki karşılığı olan bu stil, daha geometrik, rectilinear (doğrusal) formlar ve zarif, stilize süslemelerle karakterize edilir. Mobilya ve iç mimaride, işlevsellik ile estetiği birleştirerek 'Gesamtkunstwerk' (bütüncül sanat eseri) anlayışını benimsemiştir.
Antik mimaride, özellikle İyon ve Korint nizamlarındaki sütun başlıklarında görülen, salyangoz kabuğu veya koç boynuzu formunda spiral bir bezeme öğesidir. Mimari bir detay olmasının yanı sıra, mobilya tasarımında koltuk kolları, masa ayakları veya ayna çerçeveleri gibi unsurlarda da estetik bir bitiş ve zarafet katmak amacıyla kullanılır. Bu sarmal form, tasarıma klasik ve sofistike bir hava katar.
İç mekanlarda belirli bir sanat eseri, mimari özellik, doku veya objeyi öne çıkarmak amacıyla kullanılan aydınlatma türüdür. Ortamın genel aydınlatmasından daha yoğun ve yönlendirilmiş ışık kaynaklarıyla uygulanır, böylece derinlik ve dramatik bir etki yaratılır.
Bir mekanın içinde görsel bir odak noktası oluşturmak amacıyla, diğer duvarlardan farklı bir renk, doku, desen veya malzeme ile kaplanmış duvardır. Genellikle odanın en belirgin veya ilk bakışta dikkat çeken duvarı seçilir. Mekana derinlik ve karakter katarak estetik bir etki yaratır.
Bir odada estetik bir odak noktası oluşturmak veya mevcut oturma düzenine ek bir oturma alanı sağlamak amacıyla kullanılan, genellikle diğer mobilyalardan farklı renk, desen veya tasarıma sahip tekli koltuktur. Mekana karakter ve görsel ilgi katarak genel dekorasyonu tamamlar.