Art Deco
Ayrıca: Arts Décoratifs
Art Deco, I. Dünya Savaşı’nın ardından gelen ‘Kükreyen Yirmiler’de (Roaring Twenties) Fransa’da doğan ve kısa sürede tüm dünyaya yayılan, modernliğin ve lüksün bir kutlaması niteliğindeki baskın bir tasarım ve sanat akımıdır. Adını, 1925’te Paris’te düzenlenen ‘Exposition Internationale des Arts Décoratifs et Industriels Modernes’ (Uluslararası Modern Dekoratif ve Endüstriyel Sanatlar Fuarı) sergisinden almıştır. Art Deco, kendisinden önceki Art Nouveau’nun organik, kıvrımlı ve doğadan ilham alan formlarına bir tepki olarak ortaya çıkmıştır. Bunun yerine, makine çağının getirdiği hıza, teknolojiye ve endüstriyel ilerlemeye bir övgü niteliğinde, cesur ve geometrik bir estetik benimsemiştir. Akımın temel görsel özellikleri arasında simetri, keskin çizgiler, zikzaklar (chevron), basamaklı formlar (ziggurat), güneş ışını motifleri (sunburst) ve stilize edilmiş bitki ve hayvan figürleri yer alır. Bu stil, sadece bir dekorasyon akımı değil, aynı zamanda dönemin ruhunu yansıtan bütüncül bir estetik anlayıştır. Mimari, iç mimari, mobilya tasarımı, resim, heykel, moda, grafik tasarım ve sinema gibi çok çeşitli disiplinleri etkilemiştir. New York’taki Chrysler Binası ve Empire State Binası, Art Deco mimarisinin en ikonik örnekleridir. İç mekanlarda ve mobilyalarda lüks ve zenginlik ön plandadır. Abanoz, venge gibi koyu renkli ve egzotik ahşaplar, parlak lake yüzeyler, fildişi, sedef, köpekbalığı derisi (shagreen) gibi nadir malzemeler, krom, pirinç gibi parlak metaller ve renkli camlar cömertçe kullanılmıştır. Mobilyalar genellikle büyük, heybetli ve simetrik formlara sahiptir. Aerodinamik hatlar ve geometrik desenlerle süslenmiş dolaplar, masalar ve koltuklar bu dönemin karakteristik ürünleridir. Art Deco, 1930’ların Büyük Buhran’ı ve II. Dünya Savaşı’nın yaklaşmasıyla popülerliğini yitirmiş olsa da, 20. yüzyılın en etkili tasarım dillerinden biri olarak kabul edilir ve günümüzde retro ve lüks temalı tasarımlarda sıkça ilham kaynağı olmaya devam etmektedir.