Art Nouveau
Ayrıca: Yeni Sanat, Jugendstil, Stile Liberty
Art Nouveau, Fransızca’da “Yeni Sanat” anlamına gelen, 1890-1910 yılları arasında Avrupa ve Amerika’da etkili olmuş uluslararası bir sanat, mimari ve uygulamalı sanatlar akımıdır. Sanayi Devrimi’nin seri üretimine ve tarihselci yaklaşımların katı kurallarına bir tepki olarak doğan bu akım, sanat ve zanaatı yeniden birleştirmeyi, sanatı gündelik yaşamın her alanına entegre etmeyi amaçlamıştır. Temel ilham kaynağı doğadır; bitkilerin, çiçeklerin ve böceklerin kıvrımlı, asimetrik ve dinamik formları stilin ana karakterini oluşturur. Sıklıkla kullanılan ‘kamçı vuruşu’ (whiplash) olarak bilinen uzun, akıcı ve S-şekilli çizgiler, Art Nouveau’nun en belirgin görsel imzasıdır.
İç mekan ve mobilya tasarımında Art Nouveau, işlevselliği estetikle bütünleştiren bütüncül bir yaklaşım sergiler. Mobilyalar, genellikle masif ahşaptan (ceviz, meşe, maun) oyularak üretilir ve yapısal elemanlar ile dekoratif unsurlar arasında kesintisiz bir akış hedeflenir. Dolap kapakları, sandalye arkalıkları ve masa ayakları, adeta canlanmış bitki sapları veya dalgalanan formlar gibi tasarlanır. Hector Guimard’ın Paris metro girişleri, Victor Horta’nın Brüksel’deki konutları ve Antoni Gaudí’nin Barselona’daki yapıları, akımın mimarideki en ikonik örnekleridir. Mobilya alanında ise Louis Majorelle ve Émile Gallé gibi Fransız ustalar, doğadan ilham alan kakma (marküteri) teknikleri ve heykelsi formlarla unutulmaz eserler yaratmışlardır.
Akım, farklı ülkelerde farklı isimler almıştır: Almanya’da “Jugendstil” (Gençlik Stili), Avusturya’da “Secessionstil” (Ayrılık Stili), İtalya’da “Stile Liberty” ve İspanya’da “Modernisme” olarak bilinir. Kullanılan malzemeler arasında ahşabın yanı sıra dökme demir, renkli cam (Tiffany lambaları gibi), seramik ve bronz da önemli bir yer tutar. Art Nouveau, Birinci Dünya Savaşı’nın arifesinde yerini daha geometrik ve sade formlara sahip Art Deco ve Modernizm’e bırakmış olsa da, organik tasarımı ve sanatı hayata dahil etme felsefesiyle 20. yüzyıl tasarım anlayışını derinden etkilemiştir. Günümüzde hem antika koleksiyonlarında hem de modern tasarımlara ilham veren bir kaynak olarak değerini korumaktadır.