Belvedere
Ayrıca: Seyir köşkü, kameriye, gazabo
Belvedere, kökeni İtalyan Rönesans mimarisine dayanan ve kelime anlamı olarak ‘güzel manzara’ (bel ‘güzel’, vedere ‘görmek’) olan bir mimari unsurdur. Temel amacı, bulunduğu konumun sunduğu panoramik manzaradan en iyi şekilde faydalanmak için tasarlanmış bir seyir alanı yaratmaktır. Bir belvedere, bağımsız bir bahçe köşkü (kameriye veya gazabo gibi) olabileceği gibi, bir binanın, özellikle bir saray veya villanın çatısına eklenmiş bir kule, sundurma veya açık galeri şeklinde de olabilir. Tarihsel olarak en ünlü örneklerinden biri, 16. yüzyılda mimar Donato Bramante tarafından Papa için tasarlanan Vatikan Sarayı’ndaki Cortile del Belvedere’dir. Bu yapı, sarayı bir villaya bağlayan ve etkileyici bir manzara sunan bir dizi teras ve galeriden oluşuyordu. Belvedere’nin tasarım özellikleri, işlevine hizmet edecek şekildedir: genellikle üstü kapalıdır ancak yanları açıktır veya manzarayı engellemeyecek şekilde büyük pencerelerle, kemerlerle ya da sütunlarla çevrilidir. Bu yapı, sadece içindeki kişiye bir manzara sunmakla kalmaz, aynı zamanda dışarıdan bakıldığında peyzaj içinde estetik bir odak noktası, bir ‘folly’ (süs yapısı) görevi de görür. 18. ve 19. yüzyıl peyzaj mimarisinde, özellikle İngiliz bahçelerinde, romantik ve pitoresk manzaralar yaratmak için tepelerin üzerine yerleştirilen belvedere’ler oldukça popülerdi. Günümüz mimarisinde ise bu kavram, modern konutların teras katlarında, çatı bahçelerinde veya manzaralı arazilere inşa edilen evlerde, manzarayı çerçeveleyen ve açık hava yaşam alanları sunan yapılar olarak yeniden yorumlanmaktadır. Bir belvedere, mimariyi doğayla bütünleştiren, hem işlevsel bir dinlenme alanı hem de sanatsal bir ifade sunan zarif ve zamansız bir unsurdur.