Fransız Cilası
Ayrıca: Gomalak Cilası, French Polish
Fransız cilası (İngilizce: French polish), ahşap mobilya ve enstrüman yapımında kullanılan, son derece parlak, derin ve şeffaf bir yüzey elde etmeyi sağlayan geleneksel ve ustalık gerektiren bir bitirme tekniğidir. Adının aksine kökeni 17. yüzyıl Venedik’ine dayansa da, 18. ve 19. yüzyıllarda Fransa’da yaygınlaşarak mükemmelleştirilmiş ve bu isimle anılır olmuştur. Bu teknik, modern sprey verniklerin veya sentetik cilaların aksine, tamamen doğal malzemelerle ve yoğun el emeği ile uygulanır. Tekniğin kalbinde ‘gomalak’ (shellac) adı verilen doğal bir reçine bulunur. Gomalak, Güneydoğu Asya’da yaşayan Laccifer lacca adlı böceğin salgılarından elde edilir ve pul veya toz halinde satılır. Bu reçine, saf alkol (genellikle etanol) içinde çözülerek cila solüsyonu hazırlanır. Fransız cilasının sırrı, bu solüsyonun uygulanma yönteminde yatar. Cila, fırça yerine ‘tampon’ (İngilizce: rubber veya fad) adı verilen, tüy bırakmayan pamuklu bir bezin içine yün veya pamuk doldurularak hazırlanan özel bir bez top ile uygulanır. Usta, tamponu cilaya batırdıktan sonra, ahşap yüzey üzerinde dairesel veya sekiz çizerek hareketlerle, çok ince katmanlar halinde cilayı sürer. Her katmanın kuruması için kısa bir süre beklenir ve bu işlem yüzeyde istenen derinlik ve parlaklık oluşana kadar onlarca, hatta yüzlerce kez tekrarlanır. İşlem sırasında tamponun yüzeye yapışmasını önlemek ve pürüzsüz bir kayma sağlamak için çok az miktarda keten veya zeytinyağı kullanılır. Bu yağ, cila katmanları arasına nüfuz eder ve işlemin son aşamasında özel bir alkol solüsyonu ile yüzeyden temizlenir. Fransız cilası, ahşabın damarlarını ve doğal güzelliğini olağanüstü bir şekilde ortaya çıkarır. Işığı yansıtma biçimi, yüzeye üç boyutlu bir derinlik hissi verir ki bu etki modern cilalarla taklit edilmesi çok zordur. Bu nedenle, özellikle antika mobilya restorasyonunda, piyano ve keman gibi değerli müzik aletlerinin yapımında hala tercih edilen bir yöntemdir. Ancak bu cila oldukça hassastır; suya, alkole ve ısıya karşı dayanıksızdır. Yüzeye konan sıcak bir bardak veya dökülen bir sıvı, cila üzerinde beyaz lekelere neden olabilir. Bu hassasiyeti ve uygulanmasındaki yoğun emek, onu günlük kullanıma yönelik mobilyalar için daha az pratik kılar. Buna rağmen, sunduğu eşsiz estetik ve tarihsel değer, Fransız cilasını ahşap işçiliğinin zirvesi olarak kabul ettirmeye devam etmektedir.