Kanatlı Koltuk
Ayrıca: Wingback Koltuk, Kulaklı Koltuk
Kanatlı koltuk, veya uluslararası adıyla ‘wingback chair’, mobilya tasarım tarihinin en tanınmış ve işlevsel silüetlerinden birine sahiptir. Temel ayırt edici özelliği, koltuğun sırtlığının üst köşelerinden yanlara doğru uzanan ve ‘kanat’ ya da ‘kulak’ olarak adlandırılan panellerdir. Bu kanatlar, başlangıçta tamamen pratik bir amaca hizmet etmek üzere tasarlanmıştır. 17. yüzyılın sonları ve 18. yüzyılın başlarında İngiltere’de ortaya çıkan bu tasarım, o dönemin evlerindeki ısıtma sistemlerinin yetersizliğinden doğmuştur. Evler genellikle büyük ve cereyanlı olduğundan, şömine başında oturan kişiyi odanın geri kalanından gelen soğuk hava akımlarından korumak ve şöminenin sıcaklığını vücuda hapsetmek için bu kanatlar eklenmiştir. Bu nedenle ilk örnekleri, fonksiyonelliği estetiğin önüne koyan, oldukça korunaklı yapılardı.
Tasarım, Kraliçe Anne ve Georgian dönemlerinde estetik olarak zirveye ulaşmıştır. Bu dönemlerde kanatlar daha zarif bir kıvrıma kavuşmuş, kolçaklar incelmiş ve genellikle dönemin popüler ahşap oyma teknikleriyle bezenmiş kabriyol ayaklar (cabriole legs) kullanılmıştır. Geleneksel kanatlı koltuklar genellikle masif ahşap bir iskelete sahiptir ve döşemesinde deri, kadife gibi zengin dokulu kumaşlar veya yünlü tekstiller tercih edilir. Kapitoneli sırt detayı da klasik tasarımlarda sıkça görülen bir özelliktir.
Fonksiyonel kökenlerinin ötesinde, kanatlı koltuğun tasarımı oturan kişiye psikolojik bir konfor ve mahremiyet hissi de sunar. Yüksek sırtlığı ve yan kanatları, kullanıcıyı görsel ve işitsel olarak çevresinden bir miktar izole ederek kişisel bir koza yaratır. Bu özellik, onu kütüphaneler, çalışma odaları veya evin sakin bir köşesinde oluşturulacak okuma alanları için ideal bir parça haline getirir. Ergonomik olarak baş ve boyun desteği sağlaması, uzun süreli oturumlar için de son derece konforlu olmasını sağlar.
Günümüz iç mimarisinde kanatlı koltuk, klasik formunu koruyarak veya modern bir yorumla yeniden hayat bularak varlığını sürdürmektedir. Modernist tasarımcılar, bu arketipik formu alıp daha sade hatlar, daha ince profiller ve beklenmedik malzemelerle (metal ayaklar, cesur renkli kumaşlar, geometrik desenler vb.) yeniden yorumlamışlardır. Artık sadece klasik veya rustik mekanların değil, aynı zamanda minimalist, eklektik ve çağdaş dekorasyon stillerinin de vazgeçilmez bir vurgu parçasıdır. Bir oturma odasında tekil bir odak noktası olarak, bir yatak odasında lüks bir dokunuş olarak veya bir ofis ortamında prestijli bir bekleme koltuğu olarak kullanılabilir.