Oriel Pencere
Ayrıca: Çıkıntılı Pencere
Oriel pencere, özellikle ortaçağdan Rönesans dönemine kadar Avrupa mimarisinde yaygın olarak kullanılan, bir yapının cephesinden dışarıya doğru uzanan, ancak zemin seviyesine kadar inmeyen, destekleyici konsollar veya braketler üzerinde yükselen karakteristik bir pencere biçimidir. ‘Cumba’ veya ‘bay pencere’den temel farkı, oriel pencerenin genellikle üst katlarda yer alması ve doğrudan zemine dayanmamasıdır. Bu mimari öğe, iç mekana daha fazla doğal ışık ve geniş bir görüş alanı sunarken, aynı zamanda odanın iç hacmini artırır ve dış cepheye görsel bir zenginlik, derinlik ve heykelimsi bir karakter kazandırır.
Tarihsel olarak, oriel pencereler savunma amaçlı kulelerde gözlem noktaları olarak başlamış, zamanla konut ve kamusal binalarda estetik ve fonksiyonel bir unsur haline gelmiştir. Gotik ve Tudor mimarisinde sıkça rastlanan bu pencereler, genellikle taş, tuğla veya ahşap malzemelerle inşa edilir ve karmaşık oymalar, vitraylar veya kafes işleriyle süslenebilir. Günümüzde modern mimaride de, özellikle kentsel alanlarda manzarayı içeri almak ve iç mekanlara özgün bir kimlik kazandırmak amacıyla minimalist ve çağdaş yorumlarıyla kullanılmaktadır. Oriel pencereler, hem iç mekanın konforunu artıran hem de binanın dış görünüşüne özgün bir ifade katan önemli bir mimari detaydır.