Ormolu

Ayrıca: Ateş yaldızı, Cıva yaldızlama, Yaldızlı bronz

Is. Fransızca

Ormolu, bronz veya pirinç gibi bir ana metal üzerine yüksek karatlı altının uygulanmasıyla elde edilen lüks bir kaplama tekniğini ve bu teknikle üretilmiş objeleri tanımlayan bir terimdir. Kökeni, Fransızca ‘öğütülmüş altın’ anlamına gelen ‘or moulu’ ifadesine dayanır. Ormolu, en parlak dönemini 17. yüzyılın ortalarından 19. yüzyılın başlarına kadar, özellikle Fransa’da Barok, Rokoko ve Neoklasik dönemlerde yaşamıştır. Bu dönemde üretilen yüksek kaliteli mobilyaların, saatlerin, şamdanların, apliklerin, avizelerin ve porselen objelerin metal aksamlarında zenginliği ve zanaatkarlığı simgeleyen bir unsur olarak yaygın şekilde kullanılmıştır.

Klasik Ormolu tekniği, ‘cıva yaldızlama’ veya ‘ateş yaldızı’ olarak da bilinir ve son derece tehlikeli bir süreç içerir. Bu işlemde, ince öğütülmüş altın tozu, sıvı cıva ile karıştırılarak ‘amalgam’ adı verilen macun kıvamında bir karışım elde edilir. Bu amalgam, temizlenmiş bronz objenin yüzeyine sürülür. Ardından, obje düşük sıcaklıktaki bir fırına yerleştirilir. Isı, cıvanın buharlaşarak uçmasını sağlarken, altın geride kalarak bronz yüzeyle güçlü bir metalurjik bağ oluşturur. Son olarak, yüzey agat taşı gibi malzemelerle parlatılarak (brunissage) parlak ve pürüzsüz bir son kat elde edilir. Bu işlem, son derece dayanıklı ve kalın bir altın kaplama sağlasa da, ortaya çıkan zehirli cıva buharları zanaatkarlar için ciddi sağlık riskleri (cıva zehirlenmesi) taşıyordu. Bu nedenle, bu geleneksel yöntem 19. yüzyılın ortalarından itibaren Fransa’da ve diğer ülkelerde yasaklanmış ve yerini daha güvenli olan elektro-kaplama (electroplating) tekniğine bırakmıştır.

Ormolu’nun estetik değeri, sadece parlak altın renginden değil, aynı zamanda altındaki bronz işçiliğinin kalitesinden de gelir. En iyi Ormolu parçaları, ‘ciseleur’ adı verilen usta zanaatkarlar tarafından döküldükten sonra elle detaylı bir şekilde işlenir, kazınır ve dokulandırılırdı. Bu ince işçilik, kaplamanın altından metalin tüm detaylarının belirgin bir şekilde görünmesini sağlardı. André-Charles Boulle, Charles Cressent ve Pierre Gouthière gibi ünlü mobilya yapımcıları (ébénistes), tasarımlarında Ormolu montürleri ustalıkla kullanarak mobilyayı adeta bir heykel gibi ele almışlardır.

Günümüzde ‘Ormolu’ terimi, genellikle 19. yüzyıl öncesine ait, ateş yaldızı tekniğiyle yapılmış antika parçaları tanımlamak için kullanılır. Modern üretimde ise ‘yaldızlı bronz’ veya ‘altın kaplama’ terimleri daha yaygındır ve genellikle elektro-kaplama yöntemiyle üretilen parçaları ifade eder. Antika Ormolu objeler, müzelerde ve özel koleksiyonlarda değerli sanat eserleri olarak kabul edilir ve dönemin lüksünü ve zanaat geleneğini yansıtan önemli örneklerdir.

Kategori
Kökeni Fransızca
Güncellenme
Sözlüğe Dön