Tête-à-tête Koltuk
Ayrıca: Sohbet Koltuğu, Vis-à-vis Koltuk, Kur Koltuğu
Tête-à-tête koltuk, 19. yüzyıl Fransa’sında İkinci İmparatorluk döneminde ortaya çıkan ve hızla Viktorya dönemi İngiltere’sinde popülerleşen, son derece özgün bir oturma mobilyasıdır. Adı, Fransızca’da samimi bir sohbeti veya ‘baş başa’ bir görüşmeyi ifade eden ‘tête-à-tête’ teriminden gelir. Tasarımın temel amacı, dönemin katı görgü kuralları çerçevesinde, iki kişinin (genellikle bir kadın ve bir erkeğin) mahremiyet içinde ve birbirine uygun bir mesafede oturarak sohbet etmesine olanak tanımaktır. Bu nedenle ‘kur koltuğu’ (courting couch) veya ‘sohbet koltuğu’ (conversation seat) olarak da anılır.
Karakteristik formu, iki koltuğun birleştirilerek oluşturduğu kıvrımlı, serpentin veya ‘S’ şeklindeki yapısıdır. Bu özgün plan, oturanların zıt yönlere bakmasını sağlarken, aynı zamanda omuzlarının ve dizlerinin birbirine yakın olmasını temin eder. Bu sayede, doğrudan ve yoğun bir göz teması kurmadan, fısıltıyla konuşulabilecek kadar samimi bir ortam yaratılır. Koltuğun ortasında yükselen ve iki oturma alanını ayıran ortak sırtlık, aynı zamanda bir kolçak işlevi de görür. Bu merkezi ayırıcı, fiziksel teması engellerken, konuşmanın samimiyetini koruyan zekice bir tasarım detayıdır.
Stilistik olarak, tête-à-tête koltuklar genellikle Viktorya döneminin zengin ve süslü estetiğini yansıtır. Derin kapitoneli döşemeler, püsküller, saçaklar ve kordonlar sıkça kullanılır. İskeleti genellikle ceviz veya maun gibi koyu renkli, oyma işçiliğine uygun ahşaplardan yapılır. Bacaklar genellikle ‘cabriole’ veya torna işi olup, tekerlekli (caster) olabilir. Döşemelik kumaş olarak kadife, ipek, brokar veya damasko gibi lüks ve desenli tekstiller tercih edilir. Bu gösterişli detaylar, koltuğu sadece işlevsel bir parça değil, aynı zamanda salonun merkezinde yer alan bir statü sembolü haline getirir.
Her ne kadar kökeni 19. yüzyıla dayansa da, tête-à-tête koltuk konsepti modern tasarımcılar tarafından da yeniden yorumlanmıştır. Çağdaş versiyonlar, daha temiz hatlara, minimalist formlara ve nötr renkli döşemelere sahip olabilir. Orijinal ‘S’ formu korunurken, süslemelerden arındırılarak modern bir estetikle sunulur. Günümüzde bu koltuklar, bir oturma odasında, geniş bir antrede veya bir yatak odasının ucunda, beklenmedik ve heykelsi bir odak noktası yaratmak için kullanılır. İki kişinin rahatça etkileşim kurmasını sağlayan bu eşsiz tasarımı, onu sosyal mekanlar için hala geçerli ve ilgi çekici bir mobilya yapmaktadır.