Gustav Stili
Ayrıca: Gustavyen Stil
Gustav Stili veya Gustavyen Stil, adını 18. yüzyılın son çeyreğinde (yaklaşık 1771-1792) İsveç’i yöneten Kral III. Gustav’dan alan, kendine özgü bir İskandinav iç mimari ve mobilya akımıdır. Sanata ve kültüre olan derin ilgisiyle tanınan Kral Gustav’ın 1771 yılında Paris ve Versay Sarayı’na yaptığı ziyaretten derinden etkilenmesiyle ortaya çıkmıştır. Bu stil, temel olarak Fransız Neoklasik ve Rokoko stillerinin İsveç’in yerel koşullarına, iklimine ve estetik anlayışına uyarlanmış, daha hafif, sadeleştirilmiş ve fonksiyonel bir versiyonudur.
Stilin temel amacı, İsveç’in uzun ve karanlık kış aylarında iç mekanları daha aydınlık ve ferah göstermektir. Bu nedenle renk paleti, stili tanımlayan en önemli unsurdur. Genellikle soluk griler, kremsi beyazlar, fildişi, açık maviler ve yumuşak yeşiller gibi ışığı yansıtan pastel tonlar hakimdir. Duvarlar, tavanlar ve mobilyalar genellikle bu renklerde boyanır. Mobilyalar, genellikle yerel ağaçlar olan çam ve huş ağacından yapılır ve üzerleri kat kat boyanarak zamanla aşınmış, patinalı ve eskitme (distressed) bir görünüm kazandırılır. Bu, Fransız saraylarının yaldızlı ve cilalı lüksünden bilinçli bir uzaklaşmadır.
Mobilya formları, Fransız Neoklasisizminin zarafetini taşır. Düz ve konik bacaklar (Lükens ayağın aksine), yivli (fluted) detaylar, rozetler, defne yaprağı çelenkleri ve kurdele motifleri gibi klasik oymalar bulunur, ancak bu oymalar Fransız örneklerine göre daha ölçülü ve narindir. Kanepe ve koltuklarda genellikle kare sırt formları, açıkta bırakılmış boyalı ahşap çerçeveler ve çizgili veya küçük çiçek desenli pamuklu ya da keten döşemeler kullanılır. Silindir kapaklı sekreterler, demilune (yarım ay) konsollar ve zarif vitrinler stilin ikonik parçaları arasındadır. Aynalar, ışığı yansıtarak mekanı aydınlatma işlevleri nedeniyle bolca kullanılır ve genellikle oymalı ve boyalı çerçevelere sahiptir.
Gustav stili, aristokratik kökenlerine rağmen, zamanla İsveç’in kırsal kesimlerine ve burjuva evlerine de yayılmıştır. Bu süreçte daha da sadeleşerek, bugünkü popüler İskandinav ve rustik country tarzlarının temelini atmıştır. Günümüzdeki Shabby Chic (Eskitme Şıklığı) ve French Country gibi akımlar üzerinde de belirgin bir etkisi vardır. Modern iç mekanlarda Gustav stili, tarihi bir dokunuş katarken aynı zamanda minimalist ve sakin bir atmosfer yaratmak için tercih edilir. Orijinal antika parçalar veya stilden ilham alan yeni üretim mobilyalar, modern unsurlarla bir araya getirilerek zamansız ve sofistike bir estetik oluşturulur.