Yüksek tavanlı bir mekanın iç hacmini daha verimli kullanmak amacıyla, zemin kat ile tavan arasına inşa edilen ara kat veya balkondur. Genellikle ana kat alanının bir kısmını kaplar ve altındaki mekanla görsel bir bağlantı kurar. Ofisler, mağazalar, loft daireler ve kütüphaneler gibi alanlarda ek kullanım alanı (çalışma, depolama, oturma vb.) yaratmak için kullanılır. Yapısal olarak ana binanın bir parçasıdır.
Ahşap işçiliğinde, iki ahşap parçasını birbirine dik açıyla birleştirmek için kullanılan son derece güçlü ve estetik bir geçme tekniğidir. Bu teknikte, bir parçanın ucuna açılan yamuk şeklindeki "kuyruklar", diğer parçadaki karşılık gelen "yuvalara" sıkıca geçer. Özellikle çekmece ve kutu yapımında, çekme kuvvetlerine karşı yüksek direnci nedeniyle tercih edilir. Usta işçiliğin bir göstergesi olarak kabul edilir.
Mobilya tasarımında kullanılan, üst kısmında dışa doğru (diz), alt kısmında ise içe doğru (bilek) olmak üzere iki zıt yönde kıvrılan S-şekilli bir ayak formudur. Genellikle hayvan bacağının stilize edilmiş bir yorumu olarak kabul edilir ve top, pençe veya toynak gibi formlarla sonlanır. Özellikle 18. yüzyıl Kraliçe Anne, Louis XV (Rokoko) ve Chippendale stillerinin karakteristik bir özelliğidir. Zarafet ve hareket hissi yaratır.
Genellikle ahşap iskeleti görünen, kolçakları açık ve yanları döşemesiz olan Fransız kökenli bir koltuk türüdür. Berjerden temel farkı, kolçak altlarının kapalı olmamasıdır. 17. yüzyıldan itibaren popülerleşen bu tasarım, zarafeti ve hafif yapısıyla öne çıkar. Oturma minderi ve sırtlığı döşemeli olup, iskeletindeki oymalar ve zarif ayaklarıyla dikkat çeker. Resmi oturma alanları ve salonlar için tercih edilir.
19. yüzyılın başlarında (yaklaşık 1815-1848) Orta Avrupa'da, özellikle Almanya ve Avusturya'da ortaya çıkan bir iç mekan ve mobilya stilidir. Napolyon Savaşları sonrası yükselen orta sınıfın zevklerini yansıtır. Aristokratik Neoklasik ve İmparatorluk stillerinin abartısından uzaklaşarak daha sade, işlevsel, konforlu ve zarif formlara odaklanır. Açık renkli yerel ahşapların kullanımı, temiz çizgiler ve geometrik formlar bu stilin temel özellikleridir.
İslam sanatında ortaya çıkan, stilize edilmiş bitkisel motiflerin (yapraklar, dallar, sarmaşıklar) geometrik bir düzen içinde ritmik olarak tekrarlanması ve birbiriyle iç içe geçmesiyle oluşan karmaşık bir süsleme biçimidir. Sonsuzluk ve evrenin birliği fikrini yansıtan bu desenler, genellikle figüratif temsillerden kaçınır. Mimari yüzeylerde, ahşap oymacılığında, seramikte, metal işçiliğinde ve tezhip sanatında yaygın olarak kullanılır. Yüzeyi tamamen kaplayan, akıcı ve girift bir estetik sunar.
Kökeni antik Çin'e dayanan, 'rüzgar ve su' anlamına gelen, mekan ve insan arasında uyum yaratmayı amaçlayan bir felsefe ve uygulama sistemidir. Temel amacı, 'Chi' (yaşam enerjisi) akışını mekanlarda dengeleyerek sağlık, refah ve mutluluğu artırmaktır. Mobilya yerleşimi, renk seçimi, malzeme kullanımı ve nesnelerin sembolik anlamları gibi unsurları, Yin-Yang dengesi ve Beş Element (Ağaç, Ateş, Toprak, Metal, Su) teorisine göre düzenler.
Genellikle yemek odasında kullanılan, uzun ve alçak bir dolap ünitesidir. Geleneksel olarak üst yüzeyi yemek servisi için bir alan sağlarken, kapaklı veya çekmeceli alt bölümü tabak, çatal-bıçak takımı ve masa örtüsü gibi eşyaları depolamak için kullanılır. Konsol masadan daha derin ve büfeden (sideboard) genellikle daha alçak ve ayaksız veya çok kısa ayaklı olmasıyla ayrılır. Modern kullanımı ofis ve salonlara da yayılmıştır.
Fransızca 'étagère' kelimesinden gelen, arkası ve yanları genellikle açık olan, birden fazla raftan oluşan dikey ve bağımsız bir sergileme ünitesidir. Kitaplıklardan farklı olarak daha hafif, zarif ve dekoratif bir yapıya sahiptir. Temel amacı depolamadan ziyade, kitap, bitki, biblo ve diğer dekoratif objeleri estetik bir şekilde sergilemektir. Mekana ferahlık ve dikey bir boyut kazandırır, ağır bir görünüm yaratmadan sergileme alanı sunar.
Genellikle bir veya daha fazla yüzeyi camdan oluşan, içerisinde değerli veya dekoratif objelerin (porselen takımları, kristaller, koleksiyon parçaları) sergilenmesi amacıyla tasarlanmış bir mobilya türüdür. Objeleri tozdan ve fiziksel hasardan korurken, aynı zamanda estetik bir şekilde görünür kılar. Genellikle yemek odası veya salon gibi alanlarda kullanılır ve iç aydınlatma gibi özelliklere sahip olabilir. Hem fonksiyonel bir depolama hem de dekoratif bir sergileme ünitesidir.
Uçları belirli bir açıyla (genellikle 45 veya 60 derece) kesilmiş parke plakalarının, bir 'V' şekli oluşturacak şekilde birleştirilmesiyle döşenen bir zemin kaplama türüdür. Bu kesim sayesinde, plakaların uçları birbirine tam olarak oturur ve kesintisiz bir ok ucu veya zikzak deseni ortaya çıkar. Mekana hareket, yön ve sofistike bir görünüm katan bu desen, özellikle klasik ve modern-lüks iç mekanlarda tercih edilir.
1950'lerde ortaya çıkan ve özellikle ham, işlenmemiş betonu (béton brut) sergileyen bir mimari akımdır. Heykelsi, blok benzeri ve geometrik formlarla karakterizedir. Yapının strüktürel elemanları, tesisat boruları ve mekanik sistemleri gizlenmez, aksine estetiğin bir parçası olarak dürüstçe sergilenir. İç mekanlarda bu stil; brüt beton duvarlar, metal yüzeyler, minimalist mobilyalar ve nötr renk paletiyle kendini gösterir, endüstriyel ve ham bir atmosfer yaratır.
18. yüzyılda Amerika'da ortaya çıkan Shaker dini topluluğunun inançlarından doğan bir mobilya ve tasarım stilidir. Temel ilkeleri sadelik, kullanışlılık ve dürüstlüktür. Gereksiz süsleme, oyma ve kakmalardan tamamen arınmış olan bu stilde, form işlevi takip eder. Kaliteli işçilik, doğal malzemeler (özellikle akçaağaç ve kiraz ağacı) ve fonksiyonel detaylar (asma mandalları gibi) ön plandadır. Minimalist ve rustik estetiğin öncüsü olarak kabul edilir.
Fransızca 'gözü aldatmak' anlamına gelen, iç mimaride ve sanatta kullanılan bir resim tekniğidir. Bu teknikte, nesneler ve sahneler o kadar gerçekçi bir perspektif ve detayla tasvir edilir ki, izleyici iki boyutlu yüzeyi üç boyutlu bir gerçeklik olarak algılar. Duvarlarda sahte pencereler, nişler, mimari detaylar veya manzaralar yaratmak için kullanılarak mekana derinlik ve optik bir illüzyon katılır. Bu sayede, fiziksel olarak var olmayan unsurlar varmış gibi gösterilir.
Genellikle 18. yüzyıl mobilya stilleriyle özdeşleşen, üst kısmı dışa doğru, alt kısmı ise içe doğru kıvrılan 'S' şeklinde bir mobilya ayağıdır. Hayvan bacağından esinlenen bu zarif form, diz kısmında dışa doğru bir bombe yapar ve ayak ucunda incelerek genellikle bir topuz veya pençe detayıyla sonlanır. Kraliçe Anne, Louis XV ve Chippendale gibi dönemlerin karakteristik bir öğesidir ve mobilyaya dinamik bir estetik ile hafiflik hissi katar.
Genellikle koltuk, kanepe veya yatak üzerinde estetik amaçlı kullanılan, standart yastıklardan daha küçük boyutlu dekoratif bir yastıktır. Mekana renk, desen, doku ve konfor katmak için kullanılır. Farklı kumaş, şekil ve boyutlarda üretilen kırlentler, dekorasyon stilini tamamlayan veya mevsime göre atmosferi değiştiren pratik ve etkili bir aksesuardır. Kılıfları genellikle değiştirilebilir.
Genellikle cam kapaklı veya cam panelli, içindeki objeleri sergilemek amacıyla tasarlanmış bir dolap veya bölmedir. Değerli eşyaları, koleksiyonları, porselen takımlarını veya dekoratif objeleri tozdan ve hasardan korurken aynı zamanda görünür kılar. Ahşap, metal veya tamamen camdan yapılabilir ve genellikle iç aydınlatma sistemine sahiptir. Evlerde, müzelerde ve mağazalarda kullanılır.
Belirli bir bölgenin yerel ihtiyaçlarına, mevcut malzemelerine ve geleneklerine dayanan, genellikle profesyonel mimarlar tarafından tasarlanmamış, nesiller boyu aktarılan bilgi ve tecrübeyle inşa edilen mimari tarzdır. İklim koşulları, coğrafya ve yerel kültürle doğrudan ilişkilidir. Sürdürülebilir, işlevsel ve bulunduğu çevreyle uyumlu yapılar ortaya çıkarır. Anadolu'daki kerpiç evler veya Karadeniz'deki ahşap yayla evleri buna örnektir.
Sıcak su kaynaklarının çevresinde kalsiyum karbonatın çökmesiyle oluşan, gözenekli ve katmanlı bir yapıya sahip doğal bir kireçtaşı türüdür. Genellikle krem, bej, kahverengi ve pas tonlarında bulunur. Zemin ve duvar kaplaması, tezgah, lavabo ve dekoratif obje yapımında kullanılır. Doğal, sıcak ve rustik bir görünüm sunmasıyla bilinir. Roma'daki Kolezyum'un ana yapı malzemesi olmasıyla ünlüdür.
18. yüzyıl Fransa'sında ortaya çıkan, berjerden daha geniş ancak üçlü bir kanepeden daha küçük, genellikle iki kişinin rahatça oturabileceği genişlikte tasarlanmış bir koltuk türüdür. Genellikle ahşap oymalı zarif bir iskelete, açık kollara ve tek parça bir oturma minderine sahiptir. Dönemin geniş ve kabarık etekli elbiseleri giyen kadınlarının rahat etmesi için tasarlanmıştır. Zarafeti ve romantik havasıyla bilinir.
Zamanla veya yapay işlemlerle metal, ahşap, deri gibi malzemelerin yüzeyinde oluşan doğal renk, doku ve parlaklık değişimidir. Malzemenin yaşanmışlığını, karakterini ve tarihini yansıtan estetik bir katmandır. Bakırda oluşan yeşilimsi tabaka veya eski bir ahşap masanın üzerindeki renk koyulaşması ve aşınmalar patina örneğidir. İç mimaride otantik ve sıcak bir atmosfer yaratmak için değerli kabul edilir.
17. ve 18. yüzyıllarda Avrupa'da popüler olan, Çin ve Doğu Asya sanatından esinlenen bir dekorasyon stilidir. Gerçek Çin sanatının birebir kopyası olmak yerine, Avrupalıların Doğu'yu egzotik ve romantik bir bakış açısıyla yorumlamasıdır. Pagodalar, ejderhalar, egzotik kuşlar, detaylı peyzajlar ve lake mobilyalar gibi motiflerin kullanımıyla karakterize edilir. Genellikle asimetrik ve fantastik kompozisyonlar içerir.
1919'da Almanya'da Walter Gropius tarafından kurulan Bauhaus okulunun öncülük ettiği bir tasarım ve mimari akımıdır. "Form işlevi takip eder" (form follows function) ilkesini temel alır ve süslemeyi reddederek sadeliği, işlevselliği ve seri üretilebilirliği ön plana çıkarır. Temel geometrik şekiller, birincil renkler (kırmızı, sarı, mavi) ve modern endüstriyel malzemelerin (çelik, cam, beton) kullanımı bu stilin belirleyici özelliklerindendir.
Duvar veya tavan yüzeylerini kaplamak amacıyla kullanılan, genellikle ahşap veya ahşap türevi malzemelerden üretilen dekoratif panel sistemidir. Mekana sıcaklık, doku ve estetik bir karakter kazandırır. Dikey, yatay veya açılı olarak uygulanabilen lambri, hem ses ve ısı yalıtımına katkı sağlar hem de modern, rustik veya klasik gibi farklı dekorasyon stillerini tamamlayan önemli bir mimari unsurdur. Duvar kusurlarını gizlemek için de kullanılır.
Genellikle antre, hol veya koridor gibi giriş alanlarında kullanılan, duvara dayalı, dar ve uzun dekoratif bir masadır. Üzerine ayna, vazo, anahtarlık gibi objeler konularak işlevsel ve estetik bir karşılama alanı yaratır. Çoğunlukla çekmeceli veya raflı modellere sahip olup, hem depolama çözümü sunar hem de mekanın stilini tamamlayan şık bir odak noktası oluşturur. Fonksiyonelliği ve zarafeti bir araya getirir.
Mevcut betonarme tavanın altına, belirli bir mesafe bırakılarak kurulan ikinci bir tavan sistemidir. Genellikle metal bir iskelet (taşıyıcı sistem) ve bu iskeletin üzerine monte edilen alçıpan, metal panel, ahşap veya PVC gibi kaplama levhalarından oluşur. Tesisat borularını, elektrik kablolarını ve havalandırma kanallarını gizlemek, akustik ve ısı yalıtımı sağlamak ve estetik aydınlatma çözümleri oluşturmak gibi çok yönlü amaçlarla kullanılır.
Duvar içinde bırakılan, genellikle üstü kemerli veya düz olan girinti veya oyuktur. Hem dekoratif hem de fonksiyonel amaçlarla kullanılır. Bir heykeli, vazoyu veya sanat eserini sergilemek, raf sistemi oluşturarak depolama alanı yaratmak veya bir mekana mimari bir derinlik katmak için tasarlanır. Banyo, salon, yatak odası gibi evin birçok farklı alanında uygulanabilir ve genellikle spot aydınlatma ile vurgulanır.
Yaklaşık olarak 1945-1969 yılları arasını kapsayan, sadelik, işlevsellik ve doğa ile bütünleşmeyi vurgulayan bir tasarım akımıdır. Organik ve geometrik formların bir arada kullanıldığı, temiz hatlara sahip, abartıdan uzak mobilyalarla karakterizedir. Ahşap, metal, cam ve plastik gibi malzemelerin yenilikçi kullanımı ve iç mekanın dış mekanla bütünleştirilmesi gibi özellikleriyle tanınır. İskandinav ve Amerikan tasarımlarından güçlü izler taşır.
Tavan ile duvarın birleştiği köşelere veya tavanın ortasına uygulanan, alçı, iplik ve su karışımından yapılan dekoratif bir yapı malzemesidir. Genellikle kabartmalı bitkisel veya geometrik desenlere sahiptir. Mekanlara estetik bir zenginlik katmak, tavan-duvar geçişini yumuşatmak, tesisat borularını gizlemek veya avize montaj noktasını vurgulamak gibi amaçlarla kullanılır. Klasik ve neoklasik mimarinin vazgeçilmez bir öğesidir.
"Az, çoktur" (Less is more) felsefesini temel alan bir tasarım ve yaşam tarzı akımıdır. İç mekanlarda gereksiz tüm nesnelerden, süslemelerden ve karmaşadan arınarak; işlevselliği, sadeliği, temiz çizgileri ve boşluğun estetiğini ön plana çıkarır. Genellikle nötr bir renk paleti, doğal malzemeler ve bol doğal ışık kullanımı ile karakterize edilir. Amacı, huzurlu, ferah ve dingin mekanlar yaratmaktır.
Genellikle MDF gibi ahşap paneller üzerine çok katmanlı olarak uygulanan, pürüzsüz, sert ve parlak veya mat bir yüzey oluşturan bir boya ve cila türüdür. Yüksek örtücülüğe sahip olan bu teknik, ahşabın doğal dokusunu tamamen kapatır ve homojen bir renk yüzeyi sağlar. Mutfak dolapları, kapılar ve özel tasarım mobilyalarda dayanıklılığı ve estetik görünümü nedeniyle sıkça tercih edilen premium bir kaplama yöntemidir.
İki kumaş katmanı arasına elyaf, sünger veya pamuk gibi dolgu malzemesi konularak, belirli bir desende (genellikle baklava veya kare) dikiş veya düğmelerle birleştirilmesiyle oluşturulan dolgulu ve desenli döşeme tekniğidir. Mobilyalara (özellikle koltuk başlıkları ve Chesterfield koltuklar), duvar panellerine ve aksesuarlara hacim, doku ve klasik bir zenginlik kazandırmak için kullanılır. Hem estetik hem de dayanıklılık sağlayan bir uygulamadır.
1920'ler ve 1930'larda popüler olan, lüksü, modernliği ve teknolojik ilerlemeyi kutlayan bir tasarım akımıdır. Güçlü geometrik formlar, simetri, zikzaklar, basamaklı yapılar ve stilize edilmiş figüratif desenler ile karakterizedir. Parlak yüzeyler, egzotik ahşaplar, lake, krom, fildişi ve cam gibi zengin malzemelerin cömertçe kullanıldığı bu stil, mimariden mobilyaya, modadan sanata kadar geniş bir alanda etkili olmuştur.
Bir ucu yüksek, diğer ucu alçak olan veya tek bir kolçağı bulunan, asimetrik ve uzanmaya yönelik tasarlanmış bir koltuk türüdür. Adını, Napolyon Bonapart'ın eşi İmparatoriçe Joséphine'den alan bu mobilya, 19. yüzyıl başı Fransız İmparatorluk (Empire) stilinin zarafetini ve lüksünü yansıtır. Genellikle yatak odalarında, giyinme odalarında veya salonlarda estetik bir dinlenme köşesi yaratmak için kullanılır. Hem fonksiyonel hem de heykelsi bir form sunar.
Genellikle koyu renkli deri ile kaplanmış, sırt ve kolçakları aynı yükseklikte olan, derin düğmeli döşeme (kapitone) tekniği ile karakterize edilen ikonik bir koltuk modelidir. İngiliz aristokrasisinin ve klasik dekorasyonun sembolü olarak kabul edilir. Kıvrımlı ve dolgun kolçakları, alçak oturma alanı ve sağlam yapısıyla hem konforlu hem de zamansız bir estetik sunar. Günümüzde farklı kumaş ve renk seçenekleriyle de üretilmektedir.
Bir veya daha fazla hareketli panelden (kanat) oluşan, dikey eksende aşağı ve yukarı kaydırılarak açılıp kapanan bir pencere türüdür. Genellikle iki kanattan oluşur ve kanatlar, çerçeve içindeki kanallarda hareket eder. Özellikle İngiliz ve Amerikan mimarisinde yaygın olan bu sistem, etkili havalandırma sağlar ve dışarıya doğru yer kaplamadığı için pratik bir kullanım sunar.
Antik mimaride, özellikle İyon ve Korint nizamlarındaki sütun başlıklarında görülen, salyangoz kabuğu veya koç boynuzu formunda spiral bir bezeme öğesidir. Mimari bir detay olmasının yanı sıra, mobilya tasarımında koltuk kolları, masa ayakları veya ayna çerçeveleri gibi unsurlarda da estetik bir bitiş ve zarafet katmak amacıyla kullanılır. Bu sarmal form, tasarıma klasik ve sofistike bir hava katar.
Agave sisalana bitkisinin yapraklarından elde edilen doğal ve dayanıklı liflerle dokunan bir zemin kaplama malzemesidir. Sert dokusu, topraksı renk tonları ve antistatik özellikleriyle bilinir. Sürdürülebilir ve çevre dostu bir seçenek olan sisal halılar, özellikle trafiği yoğun olan antre, koridor ve oturma odaları gibi alanlarda doğal ve rustik bir estetik yaratmak için tercih edilir.
Çok katmanlı sentetik bir zemin kaplama malzemesidir. Genellikle yüksek yoğunluklu lif levha (HDF) üzerine, ahşap veya taş desenli bir fotoğraf katmanının ve koruyucu bir üst tabakanın preslenmesiyle üretilir. Masif ahşaba göre daha ekonomik, çizilmelere ve lekelere karşı daha dayanıklı olması ve kolay montajı sayesinde konut ve ticari alanlarda yaygın olarak tercih edilen pratik bir alternatiftir.
Genellikle menteşelerle birbirine bağlı birkaç panelden oluşan, taşınabilir ve katlanabilir bir oda bölmesidir. Mekanları fiziksel olarak bölmek, mahremiyet sağlamak, estetik bir odak noktası yaratmak veya istenmeyen bir alanı gizlemek amacıyla kullanılır. Fonksiyonelliğinin yanı sıra, üzerinde barındırdığı desen, kumaş veya oymalarla bulunduğu ortama sanatsal ve dekoratif bir karakter katan çok yönlü bir mobilya elemanıdır.
Doğadan ilham alan, işlenmemiş veya az işlenmiş doğal malzemelerin ön planda olduğu bir iç mekan tasarım stilidir. Ahşap, taş, tuğla gibi ham materyallerin dokularını sergileyerek sıcak, samimi ve gösterişten uzak bir atmosfer yaratmayı hedefler. Bu stilde, eskitilmiş mobilyalar, el yapımı objeler ve topraksı renk paletleri kullanılarak yaşanmışlık hissi ve doğallık vurgulanır.
Genellikle yatak odalarında kullanılan, giysi, çamaşır ve kişisel eşyaları saklamak amacıyla tasarlanmış, çok sayıda yatay çekmeceden oluşan yüksek ve dar bir mobilya türüdür. Komodine göre daha uzun ve daha fazla depolama alanı sunan şifonyer, dikey yapısıyla odada daha az yer kaplarken, üst yüzeyi ayna, vazo veya dekoratif objeler için ek bir sergileme alanı olarak da değerlendirilir.
Yan kolları ve sırt kısmı döşemeli, genellikle minderli, geniş ve konforlu bir tekli koltuk türüdür. Klasik tasarımında, kolçakları sırt kısmından bağımsız olup, oturma minderinin yanlarında boşluklar bulunur. Rahat oturumu ve zarif görünümüyle salonlarda, okuma köşelerinde veya yatak odalarında hem dinlenme hem de estetik bir tamamlayıcı olarak tercih edilen, zamansız bir mobilya parçasıdır.
Duvara monte edilerek kullanılan, hem fonksiyonel aydınlatma hem de dekoratif bir ambiyans yaratma amacı taşıyan aydınlatma elemanıdır. Genellikle koridor, antre, yatak başı veya bir sanat eserini vurgulamak gibi belirli alanları aydınlatmak için kullanılır. Aplikler, ışığı yukarı, aşağı veya her iki yöne yansıtarak mekanın atmosferini zenginleştirir ve genel aydınlatmayı destekleyici bir katman oluşturur.
Farklı renk ve dokudaki ahşap kaplamaların, sedef, fildişi veya metal gibi malzemelerle birleştirilerek kesilip bir yüzeye yapıştırılmasıyla oluşturulan dekoratif bezeme sanatıdır. Genellikle mobilya, zemin veya duvar panelleri gibi yüzeylerde geometrik desenler, figürler veya manzaralar oluşturmak için kullanılır. Bu teknik, yüzeylere derinlik ve sanatsal bir değer katarak sıradan objeleri birer sanat eserine dönüştürür.
Teraryum, genellikle cam veya şeffaf plastik bir kap içinde oluşturulan, bitkilerin ve bazen küçük hayvanların yaşadığı minyatür bir ekosistemdir. Kapalı veya açık sistemler halinde tasarlanabilir. Bitkilerin nemli ve kontrollü bir ortamda büyümesini sağlayarak iç mekanlara doğal bir estetik katar. Bakımı nispeten kolaydır ve şehir yaşamında doğayla bağlantı kurmanın pratik ve dekoratif bir yolunu sunar. Ev ve ofis dekorasyonunda popülerdir.
Tavan rozeti, genellikle alçı, poliüretan veya ahşaptan yapılan, tavanın ortasına, genellikle avize veya sarkıt aydınlatma armatürünün monte edildiği noktaya yerleştirilen dekoratif bir tavan süslemesidir. Çeşitli desen ve boyutlarda bulunur, mekana klasik veya modern bir dokunuş katar. Aydınlatma armatürünü vurgulayarak tavanın estetiğini zenginleştirir ve odanın genel dekorasyonuna uyum sağlayarak görsel bir bütünlük yaratır. Estetik ve fonksiyonel bir detaydır.
Sürdürülebilir mobilya, üretiminden kullanımına ve ömrünün sonuna kadar çevresel, sosyal ve ekonomik etkiyi minimize eden mobilya ürünleridir. Geri dönüştürülmüş veya yenilenebilir kaynaklardan elde edilen malzemelerle üretilir, üretim süreçlerinde enerji verimliliği ve düşük emisyon hedeflenir. Zehirli kimyasallar içermez ve uzun ömürlü olacak şekilde tasarlanır. Tüketimin çevresel ayak izini azaltarak hem doğayı hem de insan sağlığını korumayı amaçlar.
Vitrifiye, yüksek sıcaklıklarda pişirilerek camsı bir yüzey kazandırılmış, suya ve kimyasallara dayanıklı seramik malzemeden üretilen, özellikle banyo ve mutfaklarda kullanılan sağlık gereçlerinin genel adıdır. Lavabolar, klozetler, pisuvarlar, banyolar ve duş tekneleri gibi ürünleri kapsar. Hijyenik yapısı, kolay temizlenebilirliği ve estetik çeşitliliği sayesinde modern yaşam alanlarının vazgeçilmez unsurlarıdır. Dayanıklılığı ve uzun ömürlülüğü ile öne çıkar.
Tuvalet masası, özellikle yatak odalarında kullanılan, genellikle bir ayna, çekmeceler ve bir oturma taburesi veya puf ile birlikte tasarlanmış, kişisel bakım ve makyaj uygulamaları için özel olarak düzenlenmiş bir mobilya parçasıdır. Küçük eşyaların düzenli bir şekilde saklanmasını sağlar ve kullanıcısına konforlu bir hazırlık alanı sunar. Estetik tasarımıyla yatak odası dekorasyonuna zarif bir dokunuş katarak işlevselliği ve şıklığı birleştirir.
Kademeli aydınlatma, bir iç mekanda farklı işlevlere ve estetik hedeflere hizmet eden çeşitli aydınlatma türlerinin (genel, görev, vurgu) bir arada kullanılması prensibidir. Bu yaklaşım, sadece mekanı aydınlatmakla kalmaz, aynı zamanda farklı atmosferler yaratma, belirli alanları veya objeleri öne çıkarma ve kullanıcıların ihtiyaçlarına göre ışık seviyelerini ayarlama imkanı sunar. Mekana derinlik ve dinamizm katarak çok yönlü bir aydınlatma çözümü sağlar.
Puf, genellikle döşemeli, ayaksız veya çok kısa ayaklı, yumuşak ve dolgulu bir oturma veya ayak dinlendirme mobilyasıdır. Çeşitli şekil ve boyutlarda üretilir, iç mekanlarda ek oturma alanı, sehpa veya dekoratif bir öğe olarak kullanılır. Kumaş, deri, örgü gibi farklı malzemelerle kaplanabilir. Ergonomik yapısıyla konfor sunarken, taşınabilir ve çok yönlü kullanımıyla modern yaşam alanlarının vazgeçilmez parçalarından biridir.
Cumba, geleneksel Türk mimarisinde, özellikle Osmanlı konutlarında sıkça rastlanan, binanın zemin katından veya üst katlarından dışarıya doğru, genellikle konsol şeklinde uzanan, pencereli ve kapalı bir çıkıntıdır. Sokakla daha fazla görsel temas kurmayı, iç mekana daha fazla ışık ve hava almayı sağlar. Genellikle ahşap malzemeden inşa edilir ve estetik bir öğe olmasının yanı sıra, iç mekanın kullanım alanını genişleten işlevsel bir mimari elemandır.
Wabi-Sabi, Japon estetiğine dayanan, geçiciliği, kusurluluğu ve eksikliği takdir eden bir yaşam ve tasarım felsefesidir. Mükemmeliyetçilikten uzak durarak, doğal yaşlanma süreçlerini, yıpranmayı ve zamanın nesneler üzerindeki izlerini güzellik olarak görür. İç mekanlarda, basitlik, doğal malzemeler, asimetri, dinginlik ve el yapımı, benzersiz parçalar aracılığıyla huzurlu ve otantik bir atmosfer yaratmayı amaçlar.
Terrazzo zemin, mermer, kuvars, granit, cam gibi agregat parçacıklarının çimento veya epoksi reçine bağlayıcı ile karıştırılıp dökülmesiyle oluşturulan kompozit bir malzemedir. Genellikle yerinde dökülerek veya önceden üretilmiş karolar halinde uygulanır. Yüzeyi cilalanarak pürüzsüz ve parlak bir görünüm kazanır. Dayanıklılığı, estetik çeşitliliği ve uzun ömürlü yapısıyla hem modern hem de klasik iç mekanlarda tercih edilen bir kaplama çözümüdür.
Biophilic tasarım, iç mekanlarda ve mimaride doğal unsurları, süreçleri ve sistemleri kullanarak insanlarla doğa arasında bir bağ kurmayı amaçlayan bir yaklaşımdır. Bu tasarım felsefesi, doğal ışık, bitkiler, su öğeleri, doğal malzemeler ve doğayı taklit eden formlar aracılığıyla insanların fiziksel ve zihinsel sağlığını iyileştirmeyi, stresi azaltmayı ve üretkenliği artırmayı hedefler. Sürdürülebilirlik ilkeleriyle de örtüşür.
Tavan veya yüksek bir noktadan aşağı doğru uzanan bir kablo veya çubuk yardımıyla asılan, tek bir ışık kaynağına sahip aydınlatma armatürüdür. Genellikle belirli bir alanı aydınlatmak veya mekana dekoratif bir vurgu katmak amacıyla kullanılır. Yemek masaları üzerinde, mutfak adalarında, antrelerde veya oturma odalarında şık ve işlevsel bir çözüm sunar.
Farklı boyutlarda, çerçevelerde ve bazen farklı tarzlarda tabloların, fotoğrafların, aynaların veya diğer dekoratif objelerin bir araya getirilerek bir duvar yüzeyinde estetik bir kompozisyon oluşturulmasıdır. Mekana kişisel bir dokunuş katar, görsel ilgi uyandırır ve boş bir duvarı dinamik bir sanat galerisine dönüştürür. Odak noktası oluşturarak mekanın karakterini güçlendirir.
Gerçek alev yerine su buharı ve LED ışıklandırma teknolojisi kullanarak görsel olarak gerçekçi bir alev efekti yaratan modern şömine türüdür. Duman, koku veya ısı üretmez, bu nedenle bacaya veya yakıta ihtiyaç duymaz. Güvenli, çevre dostu ve kurulumu kolay olmasıyla öne çıkar. Her türlü iç mekana kolayca entegre edilebilir, estetik bir odak noktası oluşturur.
Kilin düşük sıcaklıkta pişirilmesiyle elde edilen, genellikle kırmızımsı kahverengi tonlarında, sırsız veya yarı sırlı bir seramik türüdür. Doğal, rustik ve sıcak bir görünüme sahiptir. Yer karosu, duvar kaplaması, saksı, dekoratif obje ve çatı kiremidi gibi çok çeşitli alanlarda kullanılır. Mekanlara Akdeniz veya bohem bir hava katar.